You are here: Home // Sağlık Sözlüğü - G // Genital Sistem Enfeksiyonları İntraamniyotik Enfeksiyonlar

Genital Sistem Enfeksiyonları İntraamniyotik Enfeksiyonlar

Uterusun gebelik sırasında gelişen enfeksiyonuna intraamniyotik enfeksiyonlar veya koriyoamniyonit adı verilir. Bu enfeksiyonlar mi-yadında doğum yapan gebelerin % 1-2’sinde görülürken, erken do¬ğum yapanların % 25’inde meydana gelmektedir. Diğer risk faktör¬leri arasında uzun süreli membran rüptürü, çok sayıda vajinal mu¬ayene, bakteriyel vajinozis öyküsü, amniyosentez, intrauterin trans-füzyon, perkutan umblikal kord kanının alınması, serkilaj uygulama¬sı, küçük gebelik yaşı, ilk gebelik ve sosyoekonomik düzeyin düşük olması yer almaktadır.

intraamniyotik enfeksiyonlar genellikle polimikrobiyaldir. En sık hastalık etkenleri anaeroplar, genital mikoplazmalar (U. urealyticum, M. hominis), B grubu streptokoklar ve E. co/i’dir. E. coli ve B grubu streptokoklara bağlı enfeksiyonlar bakteriyemik seyretme eğiliminde¬dirler ve koryoamniyonitli anneden doğan bebeklerden en sık izole edilen etkenler bu iki bakteridir. G vaginalis, M. hominis ve ana¬eroplar vajinal kaynaklı, enterokoklar, E. coli ve diğer aerobik gram negatif basiller ise intestinal kaynaklıdır. İntraamniyotik enfeksiyonlar, preterm dönemde ve membran rüp¬türü olmamış kadınların yaklaşık % 5-10’unda semptomatik, % 10’unda subklinik enfeksiyon şeklinde seyreder. Membran rüptürü ge¬lişen kadınlarda ise subklinik enfeksiyon riski % 25’e kadar çıkmakta¬dır. Koryoamniyonitli kadınlarda ateş, taşikardi ve uterusta hassasiyet, nadiren de kötü kokulu ve pürülan bir akıntı vardır. Bebeklerde taşi¬kardi ve aritmi gibi distres bulguları görülür. Koriyoamniyonit termde-ki kadınlarda doğum seyrinde bozukluklara yol açabilir. Kadınların % 75’ine doğumu hızlandırmak için oksitosin uygulaması, % 40’ına ise sezeryanla doğum yaptırılması gerekebilir. Tedavi edilmezse annede bakteriyemi, bebekte pnömoni gelişimiyle sonuçlanabilir. Maternal ölüm bildirilmemiştir, bununla birlikte postpartum enfeksiyonlar sık olarak görülür. Perinatal mortalite oranı ise artar ve özellikle prema-türe bebeklerde daha da yüksektir. İntraamniyotik enfeksiyonların tanısının klinik olarak konulması bulguların belirsiz olması nedeniyle oldukça güçtür. Şüpheli bir durum-da mutlaka akla getirilmeli ve gerekli laboratuvar incelemeleri yapıl-malıdır. Amniyosentez veya transservikal kateterle arpirasyon yoluyla alınan amniyon sıvısının direkt mikroskobik incelemesi tanıda olduk-ça yardımcıdır. Gram ile boyalı preparatların incelenmesiyle lökosit ve etken mikroorganizmalar görülebilir. Amniyon sıvısının aerop ve ana-erop kültürlerinin yanı sıra kan ve idrar örneklerinin kültürleri de ya-pılmalıdır. Lökosit esteraz aktivitesinin artması ve glikoz konsantras-yonunun düşük olması da (<% 10-15 mg) tanıda yardımcıdır. İntraamniyotik enfeksiyonların tedavisinde antibiyotiklerin yanı sıra en kısa sürede (genellikle 12 saat içinde) doğumun yaptırılması gerekir. Anormal bir doğum veya fetal distres varsa sezeryan ile do¬ğum yaptırılır. Yani, sadece intraamniyotik enfeksiyon bulunması sezeryan endikasyonu koydurmaz. Tanı konulur konulmaz intrapar-tum dönemde antibiyotik tedavisinin başlanmasının anne ve bebek-te görülebilecek enfeksiyonları, özellikle neonatal sepsis ve pnömo¬ni gelişimini önlediği, neonatal mortaliteyi azalttığı gösterilmiştir. Ampirik tedavide ilk seçenek ampisilin (2 g, 4X1, IV) veya penisilin G (5 milyon ünite, 4X1, IV)’ye ek olarak gentamisin (2 mg/kg baş-langıç dozunu takiben, 1.7 mg/kg, 3X1, IV) verilmesidir. Alternatif olarak tek başına amoksisilin+klavulanat (1.2 g, 3X1, IV), sefoksi-tin (2 g, 4X1, IV), sefotaksim (2 g, 3X1, IV) veya imipenem (500 mg, 4X1, IV) kullanılabilir. Penisiline allerjik hastalarda gentamisin (2 mg/kg başlangıç dozunu takiben, 1.7 mg/kg, 3X1, IV)’e ek ola-rak vankomisin (1 g, 2X1, IV) veya eritromisin (1 g, 4X1, IV) ya da klindamisin (900 mg, 3X1, IV) önerilmektedir.

Önceki
Sonraki
burun-estetigi

Leave a Reply

Güvenlik sorusu:

Copyright © 2009 sağlık. > .....
Designed by sağlık. Powered by .