<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sağlık &#187; Sağlık Sözlüğü</title>
	<atom:link href="http://www.yenitedavi.com/sayfa/saglik-sozlugu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.yenitedavi.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 13 Mar 2011 20:23:58 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Yaşlı Bakımı Nasıl Olmalıdır</title>
		<link>http://www.yenitedavi.com/yasli-bakimi-nasil-olmalidir/</link>
		<comments>http://www.yenitedavi.com/yasli-bakimi-nasil-olmalidir/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Mar 2011 20:23:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenansaglik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü - Y]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenitedavi.com/?p=6493</guid>
		<description><![CDATA[


 Soru:90 yaşında oldukça yaşlı anneme bakıyorum. Artık yatağa ba­ğımlı hale geldi. Bakımı ile ilgili nelere dikkat etmem gerekiyor?
Cevap:Evde yaşlı bakımı oldukça zor ve karmaşık bir hizmettir. Sabır ve şefkat duygularının gelişmiş olmasıyla birlikte bakım ile ilgili bil­gi donanımına da sahip olmak gerekiyor. Ana başlıklar altında sı­ralayacak olursak;
Yaşlılıkta ortaya çıkan sağlık sorunlarının çözümünde koru­yucu, iyileştirici [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="float: left;margin: 4px;">[#2: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]</p> <p><strong>Soru:90 yaşında oldukça yaşlı anneme bakıyorum. Artık yatağa ba­ğımlı hale geldi. Bakımı ile ilgili nelere dikkat etmem gerekiyor?</strong></p>
<p><strong>Cevap:</strong>Evde yaşlı bakımı oldukça zor ve karmaşık bir hizmettir. Sabır ve şefkat duygularının gelişmiş olmasıyla birlikte bakım ile ilgili bil­gi donanımına da sahip olmak gerekiyor. Ana başlıklar altında sı­ralayacak olursak;</p>
<p>Yaşlılıkta ortaya çıkan <a href="http://www.yenitedavi.com"title="sağlık, hastalık, estetik" >sağlık</a> sorunlarının çözümünde koru­yucu, iyileştirici ve rehabüite edici sağlık hizmetlerinin bir arada düşünülmesi gereklidir. Bu dönemdeki sağlık soruman çoğun­lukla kronik <a href="http://www.yenitedavi.com/sayfa/hastaliklar/"title="hastalıklar" >hastalıklar</a> olduğundan bu sağlık sorunlarının ko­runmasında erken tam çalışmaları ağırlıklı olacaktır. Risk grupla­rına yönelik çeşitli hastalık taramaları ve hasta olanların tedavisi yoluna gidilmelidir. Yaşlılara evde bakım hizmetleri ile sürekli sağlık hizmeti desteği sağlanması gerekir. Yaşlılar genellikle bir­den fazla ilaç kullanan kişilerdir. Kullanılan ilaçların da birbirle­ri ile etkileşimi söz konusu olabilir. Yaşlıların % 85&#8242;i sürekli ilaç kullanmaktadır ve düzenli ilaç kullanımını sağlamak da sorun ol­maktadır. Yaşlılara koruyucu bakım hizmeti verilmesi ile ciddi sorunları; oluşmadan önlemek mümkün olacaktır. Yaşlılar için sık ve düzenli sağlık kontrolleri yapılması gerekmektedir. 75 yaş ve üzeri kişilere yılda en az bir doktor ziyareti, sosyal değerlen­dirme (yaşam biçimi, ilişkiler), aktivitenin değerlendirilmesi (yü­rüme, oturma, alet kullanımı), ruhsal yönden değerlendirme, du­yuların değerlendirilmesi (duyma ve görme), genel işlevsel de­ğerlendirme (yemek, alışveriş, giyinme, banyo), tedavinin dü­zenlenmesi ve takibi gibi hizmetler sunulmaktadır.</p>
<p>Yaşlılık ve Yaşlılıkta Koruyucu Hekimlik Hizmetleri Yaşlıların yalnızlıktan korunması, fizik aktivite ve egzersiz programlan, <a href="http://www.yenitedavi.com/sayfa/beslenme/"title="beslenme" >beslenme</a> eğitimi ve denetimi, kazalardan korun­ma, hastalıkların önlenmesi, sigara ve alkolün bıraktırılması, kan­ser araştırması, kansızlık araştırması, aşılama programlan, görme ve işitmenin değerlendirilmesi ve korunması, <a href="http://www.yenitedavi.com/sayfa/psikoloji-ruh-sagligi/"title="psikoloji, ruh sağlığı" >psikoloji</a>k ve sos­yal desteği kapsar. Yaşlıların bakımı bir hayırseverlik olayı değil, profesyonel bir hizmet koludur. Eskiden rastgele bir biçimde kar­şılanan, bugün ise bilimsel bir biçimde planlanıp, yürütülen yaş­lılara yönelik hizmetler gelişmiş ülkelerde oldukça yaygındır. Ev­de bakım hizmetleri, yaşlıların sağlığını yükseltmektedir. Orta yaşlarda başlatılan sıkı sağlık hizmeti programları yaşlılardaki sağlık bakımı gereksinimini düşürmektedir.</p>
<p>EVDE BAKIM</p>
<p>Hekimlerin önerileri doğrultusunda hasta kişilere, aileleri ile yaşadıkları ortamda, sağlık ekibi tarafından rehabilitasyon, fizyo­terapi ve psikolojik tedavi de dahil tıbbi ihtiyaçlarını karşılaya­cak şekilde sağlık ve bakım ile takip hizmetlerinin sunulmasıdır. Evde Bakım hizmeti hastaların ya da yaşlıların ihtiyaçları doğrultuşunda planlanan, evde doktor muayenesinden, hemşirelik hiz­metlerine, tedavi hizmetlerinden, laboratuvar hizmetlerine, fizik tedaviden, sağlık eğitimine kadar her alanda deneyimli sağlık personeli tarafından özel evde bakım teknolojisi kullanılarak su­nulur. Ülkemizde ve dünyada yaşam süreleri gittikçe uzamakta ve yaşlı nüfus artmaktadır. Buna bağlı olarak yaşlılığa özgü sağlık sorunları da artmakta ve bu sorunların çözümleri için yeni öne­riler oluşturulmaktadır. Yapılan çalışmalar yaşlıların kendi ev or­tamlarında kalmayı ve bakım almayı tercih ettiklerini göstermek­tedir ve yaşlılıkta evde bakım giderek önem kazanmaktadır. Ge­lişmiş ülkelerde yoğun olarak kullanılan evde hasta bakımı ve te­davi uygulamaları Türkiye&#8217;de de yaygınlaşmaktadır. Gelişen tek­noloji sayesinde günümüzde birçok tedavi yöntemini, evde uy­gulayabilmek mümkün hale gelmiştir.</p>
<p>Evde Bakımın Faydaları</p>
<p>Hasta olan insan mümkün olduğu kadar rahat bir ortam ve olabildiğince fazla ilgi ister. İnsanın kendisini en rahat hissettiği yeri evidir. Bu rahatlığın getirdiği psikolojik ve moral avantajlar hastanın iyileşmesine olumlu katkılarda bulunmaktadır. Bu ne­denle pek çok hasta evinde kalarak tedavi olmayı tercih etmek­tedir. Ailede yardıma ve bakıma muhtaç insanlar ile ilgilenilme-si kolay bir görev değildir. Çok fazla bilgi, sabır, maddi ve mane­vi destek gerektiren bir sorumluluktur. Örneğin bandaj değişi­mi, enjeksiyon veya vücut bakımı gibi hizmetler evinize gelen diplomalı hastabakıcılar ve hemşireler tarafından yapılabilir. Bu şahıslar aynı zamanda size memnuniyetle bu konularda danış­manlık da yapacaktır. İyi bir sağlık bakım hizmeti sunulmadığı zaman; sağlığın bozulması, erken ölüm, kapasite, yetenek ve iş gücü kaybı, yüksek tanı-tedavi maliyetleri ve yüksek hastane fa­turaları oluşur. Evde bakım, hasta ve bakıma ihtiyacı olan kişiye, kendi ortamında daha özgür yaşama imkanı sunmaktadır. Hasta­nın ya da yaşlının ailesiyle birlikte ve kendi ev ortamında bulun­ması, bu hizmeti birey için cazip kılan en önemli faktörlerden­dir. Hastanın kendi ortamında, sevdikleriyle yakın iletişim içinde olması, daha hızlı iyileşmesini ve bağımsızlığını kazanmasını sağ­lamaktadır. Ev ortamında bakımın kalitesinin arttığı vurgulan­maktadır. Bireyin bakım sorumluluğunun aile üyelerinin üzerin­den alınması ile tükenmişlik yaşamaları engellenebilir. Hastane­den erken taburcu edilerek evlerine gönderilen ve evde bakım hizmeti alan hastaların memnun olduğu, genel sağlık ve moral durumlarının daha iyi olduğu belirtilmektedir. Hastanede kal­mak hasta için her zaman enfeksiyon kapma riski taşımaktadır. Evde bakımda enfeksiyona yakalanma ihtimali azalmaktadır. Uzun süreli bakım gerektiren hastaların bakımı evde daha kolay­dır. Birçok hasta için evde bakımın hastaneyle kıyaslandığında maliyeti daha uygundur. Evde bakım hizmetleri ile bireylerin kendi ortamında bakılması tedavi sürecini hızlandırmaktadır. Yoğun bakım dahil, diyabet, astım ve kalp problemleri gibi pek çok durum için evde bakım olanağı mevcuttur. Evde bakım te­mel olarak bir ekip hizmetidir. Bu ekibin içinde hekimler, hem­şireler, ev ekonomistleri, eczacılar, tıbbi sosyal çalışmacılar, psi­kologlar, fizyoterapistler, konuşma ve mesleki terapistler gibi farklı meslek grupları yer alır. Evde bakıma ilgi giderek artarken ve ekip anlayışı içinde verilmesi önerilirken, genel olarak tüm dünyada yaşlılara bakım ev ortamında ve ağırlıklı olarak kadınlar tarafından verilmektedir.</p>
<p>Bunların ötesinde yaşlıların çok büyük bir bölümü kendi ev ortamında kalmayı tercih etmektedirler. Tüm bu faktörler yaşlı­ların ev ortamında bakımını gündeme getirmiştir. Ülkemizde bir­kaç özel kurum dışında evde bakım hizmeti sunan resmi bir ku­rum bulunmaktadır. Bireylere kendi yakınları tarafından bakım verilmesi, fiziksel ve psikolojik olarak kendilerini daha iyi hisset­melerini sağlamasına rağmen, yapılan çalışmalar hastaya bakan yakınların % 36&#8217;sının bakım vermede yetersiz kaldıklarını, bakım verirken güçlük yaşadıklarını, özgürlüklerinin kısıtlandığın*, ruh­sal durumlarının olumsuz yönde etkilendiğini; stres yaşadıkları­nı, <a href="http://www.yenitedavi.com/depresyon/"title="depresyon" >depresyon</a>a girdiklerini ve tükenmişlik sendromu geliştirdik­lerini göstermektedir.</p>
<p>Evde Bakımda Sunulan Hizmetler:</p>
<p>Evde yatalak durumda olan yaşlı, özürlü, ameliyat olmuş, kaza geçirmiş, kronik hastalığı olan, felçli olan ya da enjeksiyon yapılma­sı gerekli hastaların doktor ve hemşire tarafından belirli aralıklarla evlerinde muayene ve kontrol edilerek yapılması gerekenlerin be­lirlenmesi. Yaşlının evde bakımının sağlanması ve gerekli eğitimle­rin verilmesi, doktor tarafından sağlık durumu değerlendirilerek bakım gereksiniminin saptanması, yaşlının bakım planının yapıl­ması, yaşlı bireyin günlük bakımı (banyo, ağız ve diş bakımı, giyin­me, yemek hazırlama, yaşlılıkta hareket ve psikolojik destek), tıbbi tedavi, yaşlıya evde bakacak kişinin belirlenip eğitilmesi.</p>
<p>Toplumda sık görülen erken tanı ve tedavi ile önlenebilecek veya muhtemel komplikasyonlann engellenmesiyle yaşam stan­dardı yükseltilebilecek kronik hastalığı olan bireylerin evde ba­kımı ve eğitimi.</p>
<p>Uzun süreli hastaneye bağımlı ya da bir hastane dışı serviste sürekli ziyaret edilmesi gereken bireylere evlerinde hemşirelik hizmeti sağlanması, toplumun inançlarına, göreneklerine, sosyo­ekonomik durumuna ters düşmeyecek yöntemlerin kullanılma­sı, önerilerde bulunulması, sağlık hizmetinin kişilerin meskenle­rine kadar götürülmesi.</p>
<p>Sosyal sorunların sağlığı da etkilediği bilindiğinden, bu tür so­runların çözümünde kişilere yol gösterilmesi ve çözümünün sağ­lanması. Çocuk bakımı ve ailenin sağlık eğitimi (bakım, beslen­me, aşılar vs.).</p>
<p>Doğum öncesi dönemde anneye <a href="http://www.yenitedavi.com/sayfa/gebelik-hamilelik/"title="gebelik, hamilelik" >gebelik</a>, genel temizlik kural­ları, beslenme, <a href="http://www.yenitedavi.com/sayfa/bebek-sagligi/"title="bebek, çocuk" >bebek</a> bakımı, aile planlaması, hareket, istirahat vb. hakkında gerekli bilgiyi vermek. Bebeğin anne karnında gelişmesi­ni yakından izleyerek gerekli önlemlerin zamanında alınması.</p>
<p>Uygulamalı ilkyardım eğitimi.</p>
<p>Önemli sağlık konularını içeren eğitimler, seminerler ve da­nışmanlık.</p>
<p>Kimlerin Evde Bakıma İhtiyacı Vardır?</p>
<p>* Kendine bakamayan yaşlılar,</p>
<p>* Periyodik olarak kontrol ve izlem gerektiren kronik hastalık­ları olan ve diyetlerini, ilaçlarını tam olarak uygulayamayanlar,</p>
<p>* Hastalıkları konusunda yeterince bilgisi olmayanlar ve geli­şebilecek kötü durumları önlemeyi düşünenler,</p>
<p>* Ameliyat ve hastane tedavisinden sonra bir an önce eve git­mek isteyen ve bakım gerektiren hastalar,</p>
<p>* Yarası, katateri ve enjeksiyon tedavisi olan hastalar,</p>
<p>* Özürlüler, yatağa bağımlı hastalar,</p>
<p>* Sık sık hastalanıp hastaneye yatmak zorunda kalanlar,</p>
<p>* Hamileler, lohusalar ve bebek bakımı konusunda yardım is­teyenler,</p>
<p>* Hastalıklardan korunmak isteyenler,</p>
<p>* Ağrı tedavisi ve kontrolüne ihtiyaç duyan hastalar,</p>
<p>* Beslenme desteğine ihtiyaç duyan hastalar (Gastrostomi, kolostomi olan hastalar vs.).</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenitedavi.com/yasli-bakimi-nasil-olmalidir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mide Ülseri Lazer ile Tedavi Edilebilir mi?</title>
		<link>http://www.yenitedavi.com/mide-ulseri-lazer-ile-tedavi-edilebilir-mi/</link>
		<comments>http://www.yenitedavi.com/mide-ulseri-lazer-ile-tedavi-edilebilir-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 02 Jan 2011 15:38:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenansaglik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü - Z]]></category>
		<category><![CDATA[lazerle tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[mide hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[ülser]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenitedavi.com/?p=5929</guid>
		<description><![CDATA[[#3: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code] Soru: Yaklaşık 1 ay önce ciddi bir mide kanaması yaşadım ve ülser teşhisi konuldu midemdeki bu ya­ra  lazerle yakılarak tedavi edilebilir mi?

Cevap: Mide ülserlerinin (kanamalı) olanlarının tedavisinde laser tedavi­si en son seçenektir. % 90&#8242;dan fazlası proton pompası ilaçlan ve­ya diğer anti asit ilaçlar ile tedavi olmaktadır. Asıl önemli olan ka­namaya yol [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Soru: Yaklaşık 1 ay önce ciddi bir mide kanaması yaşadım ve ülser teşhisi konuldu midemdeki bu ya­ra  lazerle yakılarak tedavi edilebilir mi?<br />
</strong></p>
<p>Cevap: Mide ülserlerinin (kanamalı) olanlarının tedavisinde laser tedavi­si en son seçenektir. % 90&#8242;dan fazlası proton pompası ilaçlan ve­ya diğer anti asit ilaçlar ile tedavi olmaktadır. Asıl önemli olan ka­namaya yol açan, tetikleyici faktörlerin ortadan kaldırılmasıdır.</p>
<p>Mide ülserine neden olan en büyük etken &#8220;Helicobacter pylori&#8221; ismi verilen bir çeşit mikrop ve aspirin ve antiromatizmal vb ilaç kullanımıdır. Diğer olası sebepler arasında ırsi yatkınlık , her çeşit stresler, kortizon çeşidi ilaçlar, alkol, sigara, kahve bağımlılığı, çevre kirliliği neden olarak gösterilebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenitedavi.com/mide-ulseri-lazer-ile-tedavi-edilebilir-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gebelikte Vitamin Haplarının Zararı Olur mu?</title>
		<link>http://www.yenitedavi.com/gebelikte-vitamin-haplarinin-zarari-olur-mu/</link>
		<comments>http://www.yenitedavi.com/gebelikte-vitamin-haplarinin-zarari-olur-mu/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 19 Dec 2010 12:28:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenansaglik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü - Z]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenitedavi.com/?p=5922</guid>
		<description><![CDATA[Soru: Ben bir sene kadar önce doğum yaptım ve şu anda hala emziriyorum. Gebeliğim esnasında ve  emzirdiğim sürece Supraydyn adı verilen vitamin hapı almamı önerdi bana bakan hekim. Şu anda bu hapı kullanmaya devam ediyorum. Bu sözünü ettiğim vitamin ilacını bu kadar uzun süre kullandığım  için bana bir zararı dokunur mu?

cevap: Hamilelikte  [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Soru: Ben bir sene kadar önce doğum yaptım ve şu anda hala emziriyorum. Gebeliğim esnasında ve  emzirdiğim sürece Supraydyn adı verilen vitamin hapı almamı önerdi bana bakan hekim. Şu anda bu hapı kullanmaya devam ediyorum. Bu sözünü ettiğim vitamin ilacını bu kadar uzun süre kullandığım  için bana bir zararı dokunur mu?<br />
</strong></p>
<p><strong>cevap</strong>: Hamilelikte  ve emzirme döneminde vitamin, element ve mi­neral ihtiyacının arttığı  doğrudur. Ancak normal <a href="http://www.yenitedavi.com/sayfa/beslenme/"title="beslenme" >beslenme</a>nize devam ediyorsanız bu kadar uzun süre  devamlı kullanmanızın özellikle A ve D hipervitaminozu gibi yan  etkileri olabilir. Tahlil­leriniz normal ise devam etmeniz gerekmez.  Aslında <a href="http://www.yenitedavi.com/sayfa/gebelik-hamilelik/"title="gebelik, hamilelik" >Gebelik</a>te dışarıdan hap olarak alınması gereken iki madde folik  asit ve demirdir.  Dengeli ve <a href="http://www.yenitedavi.com"title="sağlık, hastalık, estetik" >sağlık</a>lı beslenebilen bir hamile kadında bunların dışında vitamin ya da mineral  alımına ihtiyaç yoktur. Eczanelerde pek çok multivitamin ismi verilen ve içinde  pek çok vitamin ve mineralleri bulunduran ilaç mevcuttur. Bunlar çoğu hekim  tarafından reçeteyle vermektedir. Fakat son senelerde yapılan bilimsel  çalışmalar; hamilelikte dışarı­dan hap olarak alınan A, C, E vitaminleriyle magnezyum, kalsi­yum, çinko, selenyum, bakır, flor gibi eser  elementlerin hamilelik üzerine herhangi bir pozitif etkilerinin olmadığını ortaya koymuştur. Şayet hamileliğe bağlı olarak bacak kramplarınız oluyorsa magnezyum, gebelik zehirlenmesi ihtimaliniz varsa kalsiyumu ek  olarak hekiminiz size yazabilir. Sentetik multivitamin ilaçları  dengeli beslenemeyen hamile kadınlarda destekleyici olarak ve­rilse bile doğal besinlerin yerini alamayacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenitedavi.com/gebelikte-vitamin-haplarinin-zarari-olur-mu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kalp Çarpıntısı</title>
		<link>http://www.yenitedavi.com/kalp-carpintisi/</link>
		<comments>http://www.yenitedavi.com/kalp-carpintisi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Dec 2010 20:40:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenansaglik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü - K]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenitedavi.com/?p=5910</guid>
		<description><![CDATA[soru: Ben 23 yaşındayım. Bundan 3 sene önce beni rahatsız edecek şekilde çok hızlı çarpıntım oluyordu, ekg, eko istendi bunlarda bir şey çıkmadı. Troid tahlili sınırda olduğu söylendi, ama uzun zamandır böyle bir problem yaşamazken tekrar bu sorun baş gösterdi. Bazen durup dururken çok şiddetii bir çarpıntım olu­yor sanki kalbim boğazımda atıyor ve tansiyonum 170-100&#8242;e [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>soru: Ben 23 yaşındayım. Bundan 3 sene önce beni rahatsız edecek şekilde çok hızlı çarpıntım oluyordu, ekg, eko istendi bunlarda bir şey çıkmadı. Troid tahlili sınırda olduğu söylendi, ama uzun zamandır böyle bir problem yaşamazken tekrar bu sorun baş gösterdi. Bazen durup dururken çok şiddetii bir çarpıntım olu­yor sanki kalbim boğazımda atıyor ve tansiyonum 170-100&#8242;e ka­dar yükseldiği oluyor.</strong></p>
<p><strong>Cevap</strong>: İlk akla gelen durum hipertiroidiye bağlı hipertansiyondur. An­cak buna uymayan bazı özellikler var. Hipertiroidide devamlı çarpıntı hali vardır, uykuda bile nabız hızlıdır. Beraberinde ge­nellikle terleme, kilo kaybı, titreme gibi belirtiler eşlik eder. Do­layısıyla sizde başka bir patoloji olabilir. Feokromositoma deni­len başka bir hipertansiyon nedeninin de araştırılması gerekir. Böbrek üstü bezinin hızlı çalışmasıdır ve aralıklı hipertansiyon olması hastalığın özelliğidir. Sizde önce tiroid testlerinin tekrar­lanması, sonra da gerekirse feokromositoma testlerinin yapılma­sı gerekir. İhmal etmemeniz gereken önemli bir durum.</p>
<p><strong>Çarpıntı ne zaman tehlikelidir?</strong><br />
Çarpıntı sorunu ile karşılaştığınızda önce nedenini anlamaya ça­lışın. İşe yaşantınızı sorgulamakla başlayın: Uykunuz, stres duru­munuz, alkol, sigara, çay, kahve kullanımınız, iş yoğunluğuz ne durumda?.. Geçerli açıklayıcı bir sebep bulamıyorsanız çarpıntı ataklarınız uzun sürdüğünü düşünüyorsanız, fazla beklemeden tıbbi yardım alın. Bunu özellikle çarpıntı ile birlikte göğüs ağrı­sı, baş dönmesi, bulantı, fenalık hissi, soğuk terleme, göz karar­ması ve baş ağrıları gibi ilave sorunlar da yaşıyorsanız bekleme­den yapm, biraz daha aceleci davranın. Ancak çarpmtınm bazı fizyolojik durumlarda da olabileceğini bilmemiz gerekiyor.<br />
Korku, heyecan, endişe, panik, uykusuzluk, yorgunluk, siga­ra, alkol, kahve, çay, aşın bedensel faaliyet, solunum hızı deği­şimleri gibi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenitedavi.com/kalp-carpintisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Duyu Organlarımız Nelerdir</title>
		<link>http://www.yenitedavi.com/duyu-organlarimiz-nelerdir/</link>
		<comments>http://www.yenitedavi.com/duyu-organlarimiz-nelerdir/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Jun 2010 17:42:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü - D]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenitedavi.com/?p=5893</guid>
		<description><![CDATA[DERİ: Deri kan damarları, sinirler, kıl bezcikleri ve ter bezleri içeren karmaşık bir alandır. İşlevi beden organları­nı korumak ve taşımak, fazla ısıyı ve sıvıyr dı­şarıdaki havaya sal­mak ve yanma gibi teh­likelere karşı bir uyarı sistemi işlevi görmektir.
Görme:  Işık gözbebeğinden girer ve mercek tarafından gözün arkasındaki ağtabaka üzerine odaklanır. Ağtabakadaki çubuk ve koni hücreleri ışık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>DERİ:</strong> Deri kan damarları, sinirler, kıl bezcikleri ve ter bezleri içeren karmaşık bir alandır. İşlevi beden organları­nı korumak ve taşımak, fazla ısıyı ve sıvıyr dı­şarıdaki havaya sal­mak ve yanma gibi teh­likelere karşı bir uyarı sistemi işlevi görmektir.</p>
<p><strong>Görme: </strong> Işık gözbebeğinden girer ve mercek tarafından gözün arkasındaki ağtabaka üzerine odaklanır. Ağtabakadaki çubuk ve koni hücreleri ışık ve renge karşı duyarlıdır.</p>
<p><strong>İŞİTME:</strong> Kulak, ses dalgalarını beyne gönderilen sinir uyarılarına dönüştü­rür. Yarım daire biçi­mindeki kanallar ayrı­ca bedenin dengesini sağlar.</p>
<p><strong>Tat alma:</strong> Dilde tat tomurcuğu denilen 10.000&#8242;den fazla alıcı vardır. Bu dokunun farklı bölümleri tatlı, ekşi, tuzlu ve acıya duyarlıdır ve aşırı sıcaklık gibi d<a href="http://www.yenitedavi.com/uyum/"title="" >uyum</a>lara tepki verir.</p>
<p><strong>Koku alma:</strong> Çoğu insan binlerce kokuyu birbirinden ayırabilir. İnsanların üst burun boşluğunda yaklaşık 25 milyon koku algılama hücresi bulunur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenitedavi.com/duyu-organlarimiz-nelerdir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Deri</title>
		<link>http://www.yenitedavi.com/deri/</link>
		<comments>http://www.yenitedavi.com/deri/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Jun 2010 17:37:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü - D]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenitedavi.com/?p=5891</guid>
		<description><![CDATA[DERİ: Deri kan damarları, sinirler, kıl bezcikleri ve ter bezleri içeren karmaşık bir alandır. İşlevi beden organları­nı korumak ve taşımak, fazla ısıyı ve sıvıyı dı­şarıdaki havaya sal­mak ve yanma gibi tehlikelere karşı bir uyarı sistemi işlevi görmektir.
Çoğu insan beş duyuyla doğar (görme, işitme, koku alma, tat alma ve dokunma). Her birinin belirli işlevleri vardır. Bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>DERİ:</strong> Deri kan damarları, sinirler, kıl bezcikleri ve ter bezleri içeren karmaşık bir alandır. İşlevi beden organları­nı korumak ve taşımak, fazla ısıyı ve sıvıyı dı­şarıdaki havaya sal­mak ve yanma gibi tehlikelere karşı bir uyarı sistemi işlevi görmektir.</p>
<p>Çoğu insan beş duyuyla doğar (görme, işitme, koku alma, tat alma ve dokunma). Her birinin belirli işlevleri vardır. Bir duyunu­zu kaybederseniz, bedeniniz diğer duyuların tümünü ya da bir kısmını geliştirerek bunu dengelemeye çalışır.</p>
<p><strong>Deri (dokunma organı) bedenin en büyük organıdır ve dört katmanlıdır: </strong>ölü dış hücre­ler, canlı üstderi, içderi ve deri altında ısı ve yalıtım sağlayan yağ tabakası. Beynin, bede­nin herhangi bir noktasında hissedilen sıcak­lık, basınç, zevk ve acıyı kaydedebilmesi için ince sinir ağları ve kan damarları bu katman­lara kadar işler.</p>
<p>Çoğunlukla keratin adlı bir proteinden oluşan dış deri (epidermis), bedene koruyucu bir kılıf sağlar. Ter gibi atıkların atılmasına izin verirken derideki nem kaybını önler, zararlı maddeleri geçirmez ve antibakteriyel özellikleri vardır. Hücreler büyür, olgunlaşır, yaşlanır ve ölür. Bu süreçte dış deriye doğru ilerlerler ve buradan giysilerle, ovularak ya da yıkanarak atılırlar.</p>
<p>İkinci katman olan içderi (dermiş), derinin (gerginliği sağlayan elastik doku kolajen da­hil) destek yapısını içerir. Kolajen bir pro­teindir ve deriye genç ve esnek bir görünüm vermek için doğrudan östrojen hormonuna tepki verir. Menopoz döneminden sonra ve yaşlandıkça kolajen, nem ve yağ kaybının yanı sıra çevresel kirliliğin (güneş ışınları dahil) uzun süreli etkisi sonucu deri incelir ve kırışır.</p>
<p>Görme duyusu çevrenizdekilerle temasınızı sağlar. Gözün renkli bölümü olan irisin arkasında, bir kas grubuyla beyne bağlı bir dizi sinir tarafından yönetilen bir mercek bu­lunur. Nesne görüntüsünün gözün arkasında­ki ağtabakaya (retina) düşmesini sağlamak için, mercek, korneadan giren ışını kırar. İki (birbirinden biraz farklı) görüntü gözlerden beyne gönderilir ve beyin bunları tek bir üç boyutlu nesne olarak yorumlar. Renk körü olan bir kişinin (erkeklerde kadınlara göre çok daha yaygındır) ağtabakasmda doğuştan bir kusur vardır.</p>
<p>Gözkapakları ve kirpikler, parlak ışıklarla yabancı cisimlerin göze girmesine izin ver­mez. Gözyaşı bezleri sürekli olarak, gözü her kırpıldığmda yıkayan gözyaşı salgılar ve var­sa yabancı maddeleri atar. Gözyaşları ayrıca, mutluluk ve üzüntüye karşı gösterilen duy­gusal bir tepkidir.</p>
<p>İşitme önemli duyularınızdan ikincisidir ve dünyaya ve tehlikeleri bildiren seslere <a href="http://www.yenitedavi.com/uyum/"title="" >uyum</a> sağlamanızı olanaklı kılar. Dışkulak, ses dal­galarını ortakulaktaki kulak kemikleri denen üç küçük kemiğe ve ardından içkulaktaki salyangoza (koklea) gönderen kulak zarını içe­rir. Salyangoz, ses dalgasını beynin işitsel bölümüne gönderen bir sinir iletisine dönüştürür. İçkulakta ayrıca denge duyunu­zu sağlayan yarım daire biçiminde kanallar bulunur.</p>
<p>Koku alma duyusu belki de bizi bozulmuş besinlere ve yangın dumanı gibi olası tehlike­lere karşı uyarmak için gelişmiştir. Bu duyu ayrıca, cinsel uyarılma ya da korkuya tepki olarak salgılanan doğal beden kokularını (feromonlar) istem dışı algılamak için kullanılır. Bu duyunun kaybı, bellek kaybıyla birlikte Alzheimer hastalığının ana belirtisidir.</p>
<p>Tat, besinden zevk almaya olanak verir ve ayrıca bizi olası zehirlere karşı uyarır. Ağızda, çoğu dil üzerinde ve ağzın arkasında olmak üzere, tatları birbirinden ayırmaktan sorumlu binlerce &#8220;tat tomurcuğu&#8221; bulunur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenitedavi.com/deri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Solunum Sistemi</title>
		<link>http://www.yenitedavi.com/solunum-sistemi/</link>
		<comments>http://www.yenitedavi.com/solunum-sistemi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Jun 2010 11:13:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü - S]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenitedavi.com/?p=5889</guid>
		<description><![CDATA[Bütün organ ve hücrelerin sağlığı ve ve­rimli çalışmasını sağlamak için bedene yaşam veren oksijeni sağlamak, solunum sisteminin tek amacıdır.
Dinlenme halindeki bir kadının dakikada yaklaşık 6 litre havaya gereksinimi vardır. Bir aerobik seansında bunun altı katı gerekir. Solunum sistemi, artan gereksinimi sizin istem­li denetiminiz olmadan karşılayacak biçimde tasarlanmıştır. Solunum sistemi iki bölüme ayrılır. Üst so­lunum yolu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bütün organ ve hücrelerin sağlığı ve ve­rimli çalışmasını sağlamak için bedene yaşam veren oksijeni sağlamak, solunum sisteminin tek amacıdır.</strong></p>
<p>Dinlenme halindeki bir <a title="kadın sitesi" href="http://www.kadinlarportali.com">kadın</a>ın dakikada yaklaşık 6 litre havaya gereksinimi vardır. Bir aerobik seansında bunun altı katı gerekir. Solunum sistemi, artan gereksinimi sizin istem­li denetiminiz olmadan karşılayacak biçimde tasarlanmıştır. Solunum sistemi iki bölüme ayrılır. Üst so­lunum yolu burun, sinüsler, ağız ve yutaktan (burun ve ağzın arkasında, bunları özofagusa [boğaz ve yemek borusuna] bağlayan boşluk) oluşur. Alt solunum yolu gırtlak nefes borusu, bronşlar (hava kanalları), ve akciğerlerden oluşur. Akciğerler aslında birbirinin aynı değildir; sağdakinin üç, soldakinin iki lobu vardır, ancak ikisi de aynı işlevi gerçekleştirir.</p>
<p>Burnunuzdan ya da ağzınızdan her soluk alışınızda üst solunum yolu taze havayı sü­zer, ılıtır ve nemlendirir. Hava, nefes borusun­dan sağ ya da sol bronşa girer ve akciğerler­den birine girer. Hava kanalları, en incesi alveolde (hava keseciği) sonlanan bronşçuklara (çok daha ince bronşlar) ayrılır. Akciğerin içindeki bu minik hava kesecikleri, giren ha­vadaki oksijeni alır ve kan dolaşımına taşır. Aynı zamanda karbondioksit, biraz su buha­rıyla birlikte dışarı atılmak üzere kandan alı­narak alveole taşınır. Her bir akciğerde yaklaşık 350 milyon alveol vardır ve gazların değişimi için kullanılan toplam alan yaklaşık 5.4 metrekaredir.</p>
<p>Akciğerler, akciğer zarı (viskeral plevra) denen kesintisiz bir zarla kuşatılmıştır ve göğüs boşluğunun içi de göğüs zarı (parietal plev­ra) denen benzer bir zarla kaplıdır. Aradaki dar alan, akciğerler her solukla birlikte hareket ederken gerekli kayganlığı sağlayan nemle doludur.</p>
<p>Soluduğunuz hava, <a href="http://www.yenitedavi.com"title="sağlık, hastalık, estetik" >sağlık</a> sorunlarına yol açabilecek duman, toz ve diğer çevresel toksinler gibi küçücük zerrelerle doludur. Solunum yolunun bu tür saldırılara karşı et­kili savunma düzenekleri vardır (bağışıklık hücrelerinin çoğu buradadır). Bu hücrelerden bazıları gelen bakteri ya da virüsleri hapse­derek yok edebilir. Diğer hücreler, solunum yolunun yapışkan yüzeyine salgılanan ve solunum yolunu baştan sona temizleyen antikorlar üretir. Yapışkan salgı (mukus) bakteri ya da virüs organizmalarını etkisiz kılan ya da öldüren başka maddeler de içerir.</p>
<p><strong>ÖKSÜRMENİN NEDENİ</strong><br />
Başka bir koruyucu düzenek de tüylerdir (cilia). Bunlar, hava kanallarını kaplayan, sal­gıyı ve varsa yakaladığı zerreleri bronşçuklar­dan itmek için dalgalar halinde hareket eden sayısız ince tüydür. Öksürme refleksi, salgı­ları ve varsa içeri girmiş zerreleri akciğerler­den atmak için etkinleştirilir. Hava kanal­larındaki iltihaplanmadan dolayı sigara tirya­kileri daha çok <a href="http://www.yenitedavi.com/balgam-ve-geniz-akintisi/"title="balgam" >balgam</a> üretir ve dolayısıyla daha cok öksürür.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenitedavi.com/solunum-sistemi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kas Gücü</title>
		<link>http://www.yenitedavi.com/kas-gucu/</link>
		<comments>http://www.yenitedavi.com/kas-gucu/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 Jun 2010 17:17:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü - K]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenitedavi.com/?p=5886</guid>
		<description><![CDATA[Kemikler, kadının beden ağırlı­ğının yüzde 30 ile 40&#8242;ını oluş­turan kaslar olmadan bir işe yara­maz. Dengenizi kaybetmeden ha­reket etmeniz, 20 ya da 30 kasın birlikte çalışmasını gerektirebilir. Çekme, itme, sıkma, germe, yürüme, koşma ve atlama gibi eylem­leri gerçekleştirebilmek için kaslar kemikleri kaldırır ve döndürür. Kaslar karşıt çiftler olarak çalışırlar. Beyinden gelen emirle biri kasılırken diğeri gevşer. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kemikler, <a title="kadın sitesi" href="http://www.kadinlarsitesi.net">kadın</a>ın beden ağırlı­ğının yüzde 30 ile 40&#8242;ını oluş­turan kaslar olmadan bir işe yara­maz. Dengenizi kaybetmeden ha­reket etmeniz, 20 ya da 30 kasın birlikte çalışmasını gerektirebilir. Çekme, itme, sıkma, germe, yürüme, koşma ve atlama gibi eylem­leri gerçekleştirebilmek için kaslar kemikleri kaldırır ve döndürür. Kaslar karşıt çiftler olarak çalışırlar. Beyinden gelen emirle biri kasılırken diğeri gevşer. Bu ortaklığın karmaşık <a href="http://www.yenitedavi.com/uyum/"title="" >uyum</a>unu yalnızca yeni fiziksel beceriler öğrenirken fark edersiniz. İskelet kasları (bacak, kol, boyun, göğüs ve yüzdekiler)</p>
<p>kemiklere kirişlerle bağlıdır. Kiriş­ler, kolajen adı verilen sert elastik protein lifinden şeritlerdir. Bağlar da kolajenden yapılır ve eklemleri destekleme işlevi görür. Kaslar, ar­tan fiziksel gücün gerekliliklerini karşılamak için kullanılan kendi İki başlı kas büzülür yakıt stoklarını taşır. Ne kadar çok egzersiz yaparsanız, kaslar o kadar çok oksijen ve kan şekerine (glu-koz) gereksinim duyar. İskelet kas­larının, kalbin, karaciğer ve beynin günlük eylemleri toplam enerjinizin yaklaşık yüzde 70&#8242;ini kullanır.</p>
<p><strong>İKİLİ ÇALIŞMA</strong><br />
Kolunuzu kaldırmak için iki ve üç başlı kaslar birlikte çalışır; indirildikten sonra her iki kas kümesi de gevşer.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenitedavi.com/kas-gucu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnsan İskeleti</title>
		<link>http://www.yenitedavi.com/insan-iskeleti/</link>
		<comments>http://www.yenitedavi.com/insan-iskeleti/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 Jun 2010 16:57:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü - Ö]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenitedavi.com/?p=5883</guid>
		<description><![CDATA[Gerekli işlevlerin çeşitliliğine bağlı olarak, erkek ve kadın beden sistemleri arasında birçok farklılık vardır. Bedeninizi oluşturan bütün parçaları bilmek, ilgilenilmesi gereken değişiklikler olduğunda hazır olmanızı sağlayabilir.
Bedenin iskelet sisteminde bedeni destek­leyen ve şekillendiren, organları koru­yan ve hareketlilik sağlayan 200&#8242;den fazla ke­mik bulunur. Kemikler yaklaşık 600 kasa bağ­lıdır ve bağlarla birbirine tutturulmuş eklem­lerde birleşirler. Bebeğin büyümesine olanak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gerekli işlevlerin çeşitliliğine bağlı olarak, erkek ve <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">kadın</a> beden sistemleri arasında birçok farklılık vardır. Bedeninizi oluşturan bütün parçaları bilmek, ilgilenilmesi gereken değişiklikler olduğunda hazır olmanızı sağlayabilir.</p>
<p>Bedenin iskelet sisteminde bedeni destek­leyen ve şekillendiren, organları koru­yan ve hareketlilik sağlayan 200&#8242;den fazla ke­mik bulunur. Kemikler yaklaşık 600 kasa bağ­lıdır ve bağlarla birbirine tutturulmuş eklem­lerde birleşirler. Bebeğin büyümesine olanak vermesi için kadınların leğen boşluğu erkek-lerinkinden daha geniştir. <a href="http://www.yenitedavi.com/sayfa/gebelik-hamilelik/"title="gebelik, hamilelik" >Gebelik</a> sırasında bağlar ve eklemler yumuşayarak çocuğun doğumuna hazırlanırlar.</p>
<p><strong>KEMİK OLUŞUMU</strong><br />
Kemikler, bozulan ve kendilerini sürekli ye­nileyen canlı maddelerdir. Kıkırdak olarak başlarlar ve siz büyüdükçe sertleşirler. Bu işlem süreklidir ve özellikle, hormonların kemikleri güçlendirmek ve kalınlaştırmak için protein karışımını (kolajen) ve mineralleri harekete geçirdiği ergenlik döneminde önem­lidir. 25 yaşında kemik büyümesi en üst nok­taya ulaşır.</p>
<p>Kıkırdak yalnızca ağırlık taşıyan kemiklerin ucundaki eklemlerde ve darbe emici olarak görev yaptığı omurgadaki omurlar arasında kalır. Kıkırdak ayrıca burnun uç kısmına, ku­laklara ve nefes borusuna şekil verir. Kemik kalınlığı 30&#8242;lu yaşlara dek sürer ve ardından yavaş yavaş azalır. En hızlı azalma östrojen kaybından dolayı menopozu izleyen ilk yıl içinde gerçekleşir ve on yıl sürer. 70 yaşına gelindiğinde kemik yoğunluğu üçte bir oranın­da azalmıştır.</p>
<p>Kemiklerin dış kısmı sert ancak iç kısmı yumuşak ve süngerimsidir. Kan hücreleri üreten ve kemik boşluklarında depolanan kemik iliği doğumda kırmızı renklidir. Sonra, büyük bir bölümü sarı yağlı dokuya dönüşür. Yetişkinlerde, alyuvar üretimi (günde yaklaşık 200 milyon hücre) omurgada, göğüs kemi­ğinde (sternum), kaburgada, köprücük ke­miklerinde, kalça kemiklerinde ve kafatası kemiklerinde gerçekleşir.</p>
<p><strong>OLASI SORUNLAR</strong><br />
İnsan iskelet sistemi, kendisinden beklenen­leri yerine getirmek için çok çalışmak zo­rundadır. Ağırlık taşıyan eklemler (omurga, kalça ve diz) incinmeye en açık olanlardır. Burkulan ya da üzerine aşırı yük binen bütün kemikler kırılabilir. Sık sık yaşanan kırılma­lar, kemiklerin normalden daha zayıf oldu­ğunu gösterebilir.</p>
<p>Kireçlenme (kıkırdakla kaplı eklem yüzey­lerinde uzun süreli hasar) yaşlılarda yıpran­maya bağlı olarak yaygın biçimde ve <a href="http://www.kadinlarportali.com">kadın</a>­larda, erkeklerden iki kat daha fazla görülür. Toplam kemik kütlesinin azaldığı ve ke­miklerin kırılganlaştığı kemik erimesi ise, ka­dınları etkileyen en yaygın kemik rahatsızlı­ğıdır. Koruyucu önlemler kemik kaybını en aza indirebilir.</p>
<p><strong>Eklem türleri </strong>Menteşe Dirseklerde, el ve ayak parmakla­rında.<br />
Kayan Omurga, el ve ayak bileklerinde. Yuvarlak ve yuvalı Omuz ve kalçalarda. Eyer Başparmaklarda</p>
<p><strong>KEMİK DOKUSU TÜRLERİ </strong></p>
<p>Sert kemik Sert dış katman Süngersi kemik İç doku ağı<br />
Kemik iliği Süngersi kemikteki boşluklarda ve kırmızı ve beyaz kan hücreleri ile trombositlerin üretildiği belirli kemiklerin orta boşluğunda bulunan yağlı doku.<br />
<img class="alignnone size-full wp-image-5884" title="iskelet" src="http://www.yenitedavi.com/wp-content/uploads/iskelet.gif" alt="" width="531" height="881" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenitedavi.com/insan-iskeleti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zigot</title>
		<link>http://www.yenitedavi.com/zigot/</link>
		<comments>http://www.yenitedavi.com/zigot/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 May 2010 19:19:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenanmayis</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü - Z]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenitedavi.com/?p=5865</guid>
		<description><![CDATA[zigot
Bir sperm bir yumurtayı (ovumu) dölle-diği zaman oluşan hücre. İnsanlarda çapı yaklaşık 0.1 mm kadar olan zigot, yeni bir birey için gereken tüm genetik mad­deyi içerir. Zona pellusida olarak bilinen kaim, saydam, proteinden zengin bir ta­baka zigotu sarar.
Zigot kadının fallop tüplerinden aşa­ğı iner ve bu sırada da bölünür. Yaklaşık bir hafta sonra, hücrelerden oluşan kütle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>zigot</strong><br />
Bir sperm bir yumurtayı (ovumu) dölle-diği zaman oluşan hücre. İnsanlarda çapı yaklaşık 0.1 mm kadar olan zigot, yeni bir birey için gereken tüm genetik mad­deyi içerir. Zona pellusida olarak bilinen kaim, saydam, proteinden zengin bir ta­baka zigotu sarar.<br />
Zigot kadının fallop tüplerinden aşa­ğı iner ve bu sırada da bölünür. Yaklaşık bir hafta sonra, hücrelerden oluşan kütle (şimdi blastokist olarak adlandırılır) rahmin iç katmanına yerleşir ve embriyolojik büyümenin sonraki aşaması başlar. (Ayrıca bkz. embriyon; döllenme.)</p>
<p>zigot intrafallopian transfer<br />
Yumurtaların vücut dışında döllendiği ve rahme değil de fallop tüpüne geri konul­duğu, ZİFT olarak da anılan bir in vitro döllenme tipi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenitedavi.com/zigot/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

