You are here: Home // Sağlık Sözlüğü - V // Viral Pnömoniler

Viral Pnömoniler

Viral Pnömoniler

Üst solunum yolu veya bronşiyal ağaca yerleşen virüsler (İnfluenza, Parainfluenza virüsleri ve RSV gibi) genellikle spontan olarak iyileşen bir klinik tabloya neden olurlar. Nadiren pnömoniye yol açarlar. En sık karşılaşılan viral pnömoni etkenleri İnfluenza ve Parainfluenza virüsleri, RSV, Adeno virüslerdir. Esas olarak başka sistemlerde enfeksiyon yapan bazı virüsler de enfeksiyonlarınınseyri sırasındc pnömoniye neden olabilirler. Daha az sıklıkta rastlanan bu etkenle Rubeola virüs, Cytomegalovirus (CMV), Herpes simplex virüs (HSV), Varicella zoster virüs (VZV) ve Epstein-Barr virüs olarak özetlenebilir. Ancak son yıllarda organ nakli ve kanser hastalarında immünsüpresif ilaçların kullanımına bağlı olarak bu etkenlerin görülme sıklıkları artmıştır. Virüsler, bir solunum epitel hücresinden diğerine bulaşıp, onun içinde çoğalarak alt hava yollarına ulaşırlar. Solunum epitel hücreleri siliyalarını kaybederler. Mukus birikimi, alveoler hücrelerde sürfaktan üretiminin azalması, sıvı ekstravazasyonu ve ödem sonucu yapısal bütünlük bozulur. Genellikle toplum kaynaklıdırlar. Nadiren İnfluenza virüs ve RSV’ye bağlı hastane kaynaklı pnömoniler gelişebilir. Virüsler pnömoni olgularının yaklaşık % 50’sinden sorumludurlar. İnfluenza virüs toplum kaynaklı pnömonilerin % 7-8’inden sorumludur. Değişik epidemiyolojik durumlara bağlı olarak görülme oranlarında değişiklikler olabilir. RSV, özellikle bebeklerde, altta yatan kardiyopulmoner hastalığı olanlarda, kemik iliği transplantasyonu gibi ciddi immünsüpresyonu olanlarda daha sık görülür. CMV, kemik iliği veya solid organ transplantasyonu olanlarda ve AIDS’lilerde önemli viral pnömoni etkenidir. Adeno virüsler 3-18 ay arası çocuklarda ve askerler gibi kapalı ortamlarda yaşayan erişkinlerde ciddi pnömonilere neden olurlar. En sık 3, 4, 7, 14 ve 21 serotipleri pnömoniden sorumludur. Klinik olarak viral pnömoniler, bakteriyel pnömonilere göre daha az akut başlangıçlıdırlar. Hastalarda nonprodüktif öksürük, hafif ateş ve miyalji vardır. Bunlara ek olarak etkene yönelik özel bulgular olabilir. Adeno virüslerde farenjit ve konjuktivit, kızamıkta koplik lekeleri ve koriza, RSV’de sinüzit veya otitle birliktelik, influenza virüsde grip sendromu ve hızlı kötüleşme, HSV’de mukokutanöz lezyonlar saptanır. Akciğer grafisinde havalanmada artış, yaygın veya perihiler yerleşimli interstisyel infiltratlar gözlenebilir. Plevral effüzyon nadirdir, sıvı birikimi az miktardadır ve ilerleyici değildir. Tanı pratikte klinik olarak konulur. Rutin kan tetkikleri pek yardımcı değildir. Bakteriyel pnömonilerde görülen lökositoz ve sola kayma gibi laboratuvar bulguları viral pnömonilerde saptanmaz. CRP negatiftir. Sedimentasyon çok yükselmez. Diğer viral patojenlerde olduğu gibi spesifik tanı virüsün hücre kültürlerinde üretilmesi, viral antijenlerin saptanması ve serolojik testler ile konulur. Spesifik tedavisi yoktur. Semptomatik tedavi uygulanır. Özellikl askerlere uygulanmak üzere, pnömoniye neden olan belli serotipleı içeren Adeno virüs aşısı geliştirilmiştir.

Önceki
Sonraki
burun-estetigi

Leave a Reply

Güvenlik sorusu:

Copyright © 2009 sağlık. > .....
Designed by sağlık. Powered by .